Miras Hukukunda Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?

Miras hukuku, vasiyet, veraset ve paylaşım süreçleri hakkında soru-cevap forumu. Uzmanlardan yanıt alın.

TurquoiseCadence

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
27 Tem 2026
Mesajlar
207
Tepkime puanı
0
TurquoiseCadence
Hayatın en acı gerçeklerinden biri, sevdiklerimizi kaybettikten sonra geride kalan hukuki işlemlerdir. Miras hukuku, bir kişinin vefatının ardından malvarlığının kimlere ve nasıl geçeceğini düzenlerken, bu sürecin sonsuza kadar sürmeyeceğini de zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerle sınırlandırır. Miras hakkı doğduğu anda kazanılsa da, bu hakkı kullanmak için belirli bir zaman dilimi içinde harekete geçmek gerekir. Aksi takdirde, miras payınızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Pek çok mirasçı, "miras üzerinde zaman aşımı olur mu?" sorusunun cevabını yanlış bilir. Zira genel kanı, mirasın bir kez doğduktan sonra hiçbir zaman kaybedilmeyeceği yönündedir. Oysa Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu, miras hukukunda farklı türde talepler için çeşitli süreler öngörmüştür. Bu sürelerin kaçırılması, hakkınız olan mirasın resmen elinizden alınması anlamına gelebilir. İşte bu yüzden, mirasçıların ölüm anından itibaren takvimleri dikkatle işlemeye başlar ve her geçen gün bir hakkın daha kullanılamaz hale gelmesine neden olabilir.

Bu makalede, miras hukukundaki zamanaşımı sürelerini tüm detaylarıyla, güncel yargıtay kararları ve uzman görüşleri ışığında ele alacağız. Mirasçılık belgesi almaktan, tenkis davasına; mirasın reddinden, muris muvazaasına kadar her önemli başlığı pratik örneklerle somutlaştırarak, hukuki güvenliğinizi sağlamanıza yardımcı olacağız.

Temel Kavramlar ve Tanım​


Miras hukukunda zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre kullanılmaması nedeniyle o hakkın talep edilemez hale gelmesidir. Ancak bu kavramı, hak düşürücü süreden ayırmak gerekir. Zamanaşımı, sürenin dolmasına rağmen borçlu tarafından ileri sürülmediği sürece hakkın ortadan kalkmaması, sadece dava edilebilirliğini kaybetmesidir. Hak düşürücü süre ise, süre geçtiğinde hakkın tamamen ve kendiliğinden sona ermesidir. Miras hukukunda her iki kavram da sıkça karşımıza çıkar.

Örneğin, bir babanın vefatından sonra iki kardeşten biri, terekedeki taşınmazı 5 yıl boyunca hiçbir paylaşım yapmadan kullanıy
orsun. Bu durumda diğer kardeşin payını talep etmesi için belirli bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Eğer bu süre içinde dava açılmazsa, taşınmazı kullanan kardeş, diğerine karşı zamanaşımı def’ini ileri sürebilir. Ancak miras payı hakkı, hak düşürücü süreye tabi değildir; sadece alacak ve tazminat talepleri zamanaşımına uğrar.

Somut bir örnekle açıklamak gerekirse: 2018 yılında vefat eden bir annenin iki çocuğu vardır. Anne, ölmeden önce bir çocuğuna bankadan para transferi yapmıştır. Diğer çocuk, bu transferin miras payına mahsuben yapıldığını veya mirastan mal kaçırma amacı taşıdığını iddia ederek tenkis davası açar. İşte bu dava için zamanaşımı süresi, mirasbırakanın ölümünden itibaren başlar ve belirli bir süre sonra sona erer. Bu süre kaçırılırsa, diğer çocuk hakkını kaybeder. İşte bu nedenle, mirasçıların yas sürecinde bile olsa hukuki danışmanlık alması hayati önem taşır.

Mirasçılık Belgesi ve Zamanaşımına Etkisi​


Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), bir kişinin mirasçı olduğunu resmen kanıtlayan belgedir. Bu belgeyi almak için herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur; mirasbırakanın ölümünden yıllar sonra da sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirasçılık belgesi çıkarılabilir. Ancak bu belgeye dayanarak açılacak davalar için farklı süreler söz konusudur. Örneğin, mirasçılık belgesini alan bir kişi, terekedeki bir taşınmazın adına tescili için tapu iptali ve tescil davası açmak istediğinde, bu dava için genel zamanaşımı süreleri geçerlidir.

Pratikte sıkça karşılaşılan bir durum, 10 yıl önce ölen bir akrabanın ardından hiç işlem yapmamış mirasçıların, bir anda taşınmaz değeri arttığında harekete geçmeye çalışmasıdır. Bu noktada, mirasçılık belgesi almak hala mümkün olsa da, diğer mirasçılara karşı açılacak paylaşma davası veya tenkis davası için süreler çoktan dolmuş olabilir. Mirasçılık belgesi sadece bir tespit belgesidir; bu belgeye dayanarak her türlü davayı her zaman açabileceğiniz anlamına gelmez. Bu nedenle uzmanlar, ölümün ardından en geç 1 yıl içinde mirasçılık belgesi alınmasını ve hukuki durumun değerlendirilmesini önermektedir.

Tenkis Davasında Zamanaşımı Süreleri​


Tenkis davası, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü aşarak yaptığı bağış ve vasiyetlerin, saklı paylı mirasçıların hakkını ihlal etmesi durumunda açılır. Saklı pay, mirasbırakanın ölümünden önce bile korunan, yasal mirasçıların mirastan alması garanti edilen asgari paydır. Tenkis davası, bu saklı payı ihlal eden işlemlere karşı en etkili hukuki yoldur. Ancak bu dava için öngörülen süreler oldukça kısadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 560. ve devamı maddelerine göre, tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır. Her halükarda, mirasbırakanın ölümünden itibaren 10 yıl geçtikten sonra tenkis davası açılamaz. Bu süreler hak düşürücüdür, yani süre dolduğunda dava hakkı tamamen sona erer. Örneğin, bir baba 2020 yılında ölmüş ve tüm malını bir oğluna bırakmışsa, diğer çocukların saklı payları ihlal edilmiş demektir. Bu durumu 2022 yılında öğrenen bir çocuk, 2023 yılında dava açmalıdır; aksi halde 2030 yılında bu dava açılamaz çünkü 10 yıllık üst sınırı aşmış olur.

Tenkis davasında zamanaşımı süresinin başlangıcı, mirasçının ihlali öğrenme anıdır. Ancak bu öğrenmenin ispatı davacıya aittir. Örneğin, annesinin bir kardeşine ev bağışladığını 5 yıl sonra öğrenen bir mirasçı, bu öğrenme tarihini tanık beyanları, e-postalar veya noter yazışmalarıyla kanıtlamalıdır. Mahkemeler genellikle objektif kriterler kullanır; yani normal koşullarda bir mirasçının bu durumu ne zaman öğrenmiş olması gerektiğini değerlendirir. Bu nedenle, mirasbırakanın ölümünden itibaren düzenli olarak terekeyi araştırmak, tapu kayıtlarını incelemek ve banka hesaplarını sorgulamak büyük önem taşır.

Mirasın Reddi Süresi ve Zamanaşımı​


Mirasın reddi, mirasbırakanın borçlarının malvarlığından fazla olması durumunda mirasçının sorumluluktan kurtulmasını sağlayan bir haktır. Mirasın reddi için belirlenen süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren 3 aydır. Atanmış mirasçılar (vasiyetle mirasçı olanlar) için bu süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren 3 aydır, ancak bu süre vasiyetnamenin açılmasından önce başlamaz.

Bu 3 aylık süre hak düşürücüdür ve kaçırılması halinde miras kesin olarak kazanılır. Örneğin, borç içinde ölen bir amcanın mirasçıları, amcanın ölümünü duyduktan sonra 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddetmelidir. Eğer bu süre geçirilirse, mirasçılar amcanın tüm borçlarından şahsen sorumlu hale gelir. Ancak istisnai durumlarda, mirasçının mirasbırakanın ölümünü geç öğrenmesi veya mirasbırakanın iflas etmiş olması gibi hallerde süre uzayabilir. Yargıtay, bazı kararlarında, mirasçının borçları öğrenme tarihini esas alarak sürenin işlemeye başlayacağını belirtmiştir.

Mirasın reddi süresiyle ilgili en büyük hata, mirasçıların "borçlar çok fazla, nasılsa reddederim" diyerek işlemleri geciktirmesidir. Oysa süre ölüm anından değil, ölümü öğrenme anından itibaren işler. Örneğin, vefat eden bir akrabanın cenazesine katılmayan bir mirasçı, ölümü 2 ay sonra öğrenirse, bu tarihten itibaren 3 ayı vardır. Ancak bu öğrenmenin ispatı zordur; bu nedenle her ihtimale karşı ölüm haberini alır almaz harekete geçmek en doğrusudur.

Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı​


Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla, aslında bağışlamak istediği bir malı satış gibi göstererek bir üçüncü kişiye devretmesidir. Bu durumda mirasçılar, gizli bağışın iptali için muris muvazaası davası açabilir. Bu dava için zamanaşımı süresi, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre 10 yıldır. Ancak bu süre, mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren başlar; tapu işleminin yapıldığı tarihten değil.

Örneğin, bir baba 2010 yılında oğluna bir daireyi satış göstermiş, ancak 2018 yılında ölmüştür. Diğer mirasçılar, babanın ölümünden itibaren 10 yıl içinde (yani 2028’e kadar) muris muvazaası davası açabilir. Bu dava, esas olarak tapu iptali ve tescil talebini içerir ve zamanaşımı süresi geçtiğinde dava hakkı kaybedilir. Ancak muris muvazaası davasında süre, mirasçıların muvazaayı öğrendiği tarihten itibaren değil, doğrudan ölüm tarihinden itibaren işler. Bu, tenkis davasından farklı bir durumdur.

Pratikte sıkça karşılaşılan bir hata, mirasçıların muvazaayı bildikleri halde "nasılsa dava açabilirim" diyerek beklemesi ve süreyi kaçırmasıdır. Oysa 10 yıllık süre, ölüm anından itibaren işlemeye başlar ve bu sürenin uzaması mümkün değildir. Bu nedenle, mirasbırakanın ölümünden sonra tapu kayıtlarının ve banka hesaplarının incelenmesi, olası bir muvazaanın tespiti için kritik öneme sahiptir.

Terekenin Paylaşılması Talebinde Zamanaşımı​


Terekenin paylaşılması (izale-i şüyu) davası, mirasçılar arasında ortaklığı sona erdirmek ve her bir mirasçıya payını vermek amacıyla açılır. Bu dava türünde zamanaşımı süresi, mirasın açıldığı tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak bu süre, her bir mirasçının talebi için ayrı ayrı işler. Örneğin, üç kardeşten biri diğerlerine rağmen terekeyi paylaştırmak istemiyorsa, diğer kardeşler 10 yıl içinde dava açmalıdır.

Bu davada dikkat edilmesi gereken nokta, zamanaşımının her mirasçı için farklı başlangıç tarihine sahip olabileceğidir. Mirasbırakanın ölümü herkes için aynı anda gerçekleşse de, küçük yaştaki mirasçılar veya kısıtlılar için süre, reşit olma tarihinden itibaren başlar. Yargıtay, ergin olmayan mirasçıların haklarını korumak amacıyla, zamanaşımı süresinin onlar için reşit olduktan sonra işlemeye başlayacağına hükmetmiştir.

Terekenin paylaşılması davasında süre geçmiş olsa bile, mirasçılar arasında yazılı bir paylaşım sözleşmesi yapılmışsa veya fiilen bir paylaşım gerçekleşmişse (örneğin, bir kardeşin taşınmazı 15 yıl boyunca kullanması gibi), mahkeme bu durumu dikkate alabilir. Ancak bu istisna oldukça sınırlıdır ve her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Sebepsiz Zenginleşme ve Zamanaşımı​


Miras hukukunda sebepsiz zenginleşme, mirasçı veya mirasbırakanın malvarlığında haklı bir sebep olmaksızın artış meydana gelmesidir. Örneğin, bir mirasçının diğer mirasçının payına el koyması veya mirasbırakanın bir borcunu ödeyen kişinin bu ödemeyi haksız olarak başkasından talep etmesi gibi durumlar sebepsiz zenginleşme kaps
amına girer. Bu tür taleplerde zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu’nun 82. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşmenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Miras hukukunda bu süre, mirasçının el koyma veya haksız ödemeyi fark ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Örneğin, bir kardeş diğer kardeşin payına düşen bir taşınmazı 5 yıl boyunca kullanmış ve kira geliri elde etmişse, diğer kardeş bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Ancak bu süre, taşınmazın kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren 10 yılı geçemez. Yani, 15 yıl önce başlayan bir ihlal için dava açılamaz. Bu nedenle, mirasçıların düzenli olarak terekeyi denetlemesi ve olası haksız kazançları tespit etmesi önemlidir.

Sebepsiz zenginleşme davalarında zamanaşımı süresinin kısa olması, mirasçıları hızlı hareket etmeye zorlar. Özellikle mirasbırakanın ölümünden sonra uzun süre sessiz kalan kişiler, bu tür taleplerde bulunamaz hale gelir. Bu nedenle, avukatlar müvekkillerine mirasın açıldığı tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde tüm hukuki durumu değerlendirmelerini tavsiye eder.

Miras Sözleşmesi ve Vasiyetnamede Süreler​


Miras sözleşmesi ve vasiyetname, mirasbırakanın son arzularını düzenleyen hukuki belgelerdir. Bu belgelerin geçerliliği için belirli şekil şartları aranır; ancak bunlara karşı açılacak iptal davaları da zamanaşımına tabidir. Vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Miras sözleşmesinin iptali için ise süre, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıldır.

Pratikte, bir vasiyetnamenin geçersiz olduğunu iddia eden mirasçı, bu iddiasını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açmalıdır. Örneğin, bir baba ölümünden önce noterde düzenlediği vasiyetnameyle tüm malını bir hayır kurumuna bırakmıştır. Mirasçılar, vasiyetnamenin açılmasından 1 yıl sonra bu belgenin hukuka aykırı olduğunu öğrenirlerse, dava açma hakları kaybolur. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.

Miras sözleşmelerinde ise süre daha uzundur; ancak bu sözleşmeler genellikle mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılır ve tarafların rızası aranır. Sözleşmenin iptali için 10 yıllık süre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren işler. Bu süre içinde dava açılmazsa, sözleşme kesinleşir ve mirasçılar artık itiraz edemez. Uzmanlar, vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunan durumlarda, ölümün ardından en kısa sürede bu belgelerin bir avukat tarafından incelenmesini önerir.

Uzman Önerileri ve İpuçları​


1. Mirasbırakanın ölümünden hemen sonra mirasçılık belgesi çıkarın: Bu belge, tüm hukuki işlemlerin temelini oluşturur. Ölümden sonraki ilk bir ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirasçılık belgesi alın. Bu sayede terekedeki mal varlığını resmen tespit edebilir ve olası davalar için süreyi kaçırmazsınız.

2. Tüm tapu kayıtlarını ve banka hesaplarını sorgulayın: Mirasbırakanın ölümünden önce yaptığı işlemleri tespit etmek için tapu müdürlüğünden ve bankalardan bilgi alın. Özellikle satış gibi görünen bağış işlemleri, muris muvazaası davasının konusu olabilir. Bu işlemleri ne kadar erken tespit ederseniz, dava açma şansınız o kadar yüksek olur.

3. Süreleri takvimde işaretleyin: Tenkis davası için 1 yıl, muris muvazaası için 10 yıl, mirasın reddi için 3 ay gibi süreleri mutlaka not alın. Bu sürelerin kaçırılması telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Bir avukatla çalışıyorsanız, avukatınıza tüm süreleri hatırlatmasını isteyin.

4. Mirasın reddi için 3 aylık süreyi asla kaçırmayın: Borçlu bir miras söz konusu olduğunda, bu süre en kritik süredir. Eğer mirasçılar süreyi kaçırırsa, borçlardan şahsen sorumlu hale gelir. Özellikle küçük yaştaki mirasçılar için yasal temsilci atanması gerekebilir.

5. Her türlü yazışmayı ve belgeyi saklayın: Miras hukukunda ispat yükü genellikle davacıya aittir. Örneğin, tenkis davasında ihlali öğrenme tarihini kanıtlamak için e-postalar, noter ihtarları, tanık ifadeleri gibi delillere ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nedenle, ölümden sonra yaptığınız tüm yazışmaları ve belgeleri saklayın.

6. Uzlaşma yolunu deneyin: Mahkeme süreçleri uzun ve masraflıdır. Mirasçılar arasında yazılı bir paylaşım sözleşmesi yaparak veya arabuluculuk yoluna giderek hem zamandan hem de paradan tasarruf edebilirsiniz. Arabuluculuk, 2023 yılı itibarıyla bazı miras davaları için zorunlu hale getirilmiştir.

7. Küçük ve kısıtlı mirasçılar için süreleri ayrıca hesaplayın: Reşit olmayanlar veya vesayet altındaki kişiler için zamanaşımı süreleri, reşit oldukları veya vesayetin kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu durumu göz önünde bulundurun ve gerekirse vasi tayin edin.

8. Yargıtay içtihatlarını takip edin: Miras hukukunda zamanaşımı konusunda Yargıtay’ın sürekli değişen kararları vardır. Özellikle muris muvazaası ve tenkis davalarında güncel içtihatları öğrenmek için bir avukata danışın. Son birkaç yılda Yargıtay, öğrenme tarihine ilişkin daha katı yorumlar yapmaya başlamıştır.

9. Sürelerin başlangıcını doğru belirleyin: Her dava türünde sürenin başlangıç tarihi farklıdır. Örneğin, tenkis davasında ihlalin öğrenilmesi, mirasın reddinde ölümün öğrenilmesi, muris muvazaasında ise ölüm tarihi esas alınır. Bu farklılıkları karıştırmamak için bir tablo oluşturun veya avukatınıza danışın.

10. Dava açmadan önce mutlaka hukuki danışmanlık alın: Kendi başınıza dava açmak, süreleri yanlış hesaplamanıza veya eksik belge sunmanıza neden olabilir. Bir avukat, sizin adınıza süreleri takip eder ve dava dilekçesini doğru şekilde hazırlar. Özellikle karmaşık miras dosyalarında bu hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular​


Miras hakkı hiçbir zaman zamanaşımına uğrar mı?​

Hayır, miras hakkının kendisi zamanaşımına uğramaz; ancak bu hakka dayanarak açılacak davalar (tenkis, muris muvazaası, paylaşma gibi) belirli sürelere tabidir. Yani mirasçı olarak kalırsınız, ancak payınızı alamayabilirsiniz. Örneğin, 10 yıl boyunca hiçbir işlem yapmazsanız, terekedeki taşınmazı talep etme hakkınızı kaybedebilirsiniz.

Mirasın reddi için 3 aylık süre kesin midir?​

Evet, bu süre hak düşürücüdür ve genellikle kesindir. Ancak mirasçının ölümü çok geç öğrenmesi veya mirasbırakanın iflas etmiş olması gibi istisnai durumlarda süre uzayabilir. Yine de bu istisnaların ispatı zordur; bu nedenle ölüm haberini alır almaz harekete geçmek en güvenli yoldur.

Tenkis davası için 1 yıllık süre ne zaman başlar?​

Tenkis davası süresi, mirasçının saklı payının ihlal edildiğini öğrendiği tarihten itibaren başlar. Örneğin, bir kardeşin diğerine ev bağışladığını öğrendiğiniz gün süre işlemeye başlar. Ancak her halükarda mirasbırakanın ölümünden itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açılamaz.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı süresi 10 yıl mı?​

Evet, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre muris muvazaası davasında süre, mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süre tapu işleminin yapıldığı tarihten değil, ölümden itibaren işler. Örneğin, baba 2015’te ölmüşse, 2025’e kadar dava açılabilir.

Mirasçılık belgesi almak için zamanaşımı var mı?​

Hayır, mirasçılık belgesi almak için herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur. Ölümden yıllar sonra da başvurarak bu belgeyi çıkarabilirsiniz. Ancak bu belgeye dayanarak dava açarken, diğer sürelerin dolmadığından emin olmalısınız.

Küçük yaştaki bir mirasçı için zamanaşımı süresi ne zaman işler?​

Küçük veya kısıtlı mirasçılar için zamanaşımı süreleri, reşit oldukları veya vesayetin kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu durum, özellikle mirasın reddi ve tenkis davalarında geçerlidir. Örneğin, 10 yaşında bir çocuk için 3 aylık miras reddi süresi, 18 yaşına geldiğinde işlemeye başlar.

Sebepsiz zenginleşme davasında süre nedir?​

Sebepsiz zenginleşme davasında süre, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl, her halükarda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Miras hukukunda bu, diğer mirasçıların haksız kazanç elde etmesi durumunda geçerlidir.

Miras sözleşmesinin iptali için süre ne kadar?​

Miras sözleşmesinin iptali için süre, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıldır. Vasiyetname iptali ise vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde talep edilmelidir.

Sonuç​


Miras hukukunda zamanaşımı süreleri, hukuki güvenliğin sağlanması ve terekenin bir an önce tasfiye edilmesi amacıyla belirlenmiştir. Her ne kadar bir mirasçı olarak hakkınız doğduğu anda kazanılmış olsa da, bu hakkı kullanmak için belirli bir zaman dilimi içinde adım atmanız gerekir. Aksi takdirde, miras payınızı alamaz veya borçlardan kurtulamazsınız. Bu makalede ele aldığımız tenkis davası, muris muvazaası, mirasın reddi, terekenin paylaşılması ve sebepsiz zenginleşme gibi başlıklar, pratikte en çok karşılaşılan durumlar arasındadır.

Unutulmaması gereken en önemli nokta, her dava türünün farklı bir başlangıç ve bitiş süresine sahip olduğudur. Bu süreleri doğru hesaplamak için ölüm tarihinden itibaren hızlı ve bilinçli hareket etmek, bir avukattan profesyonel destek almak şarttır. Ayrıca, yargıtay içtihatlarının zamanla değişebileceğini unutmamalı ve güncel hukuki gelişmeleri takip etmelisiniz. Son olarak, mirasçılık belgesi almak gibi basit bir işlemin bile süreleri başlatabileceğini hatırlatarak, mirasçıları pasif kalmamaya davet ediyoruz. Çünkü her geçen gün, kaybedilmiş bir hakkın habercisi olabilir.
 
Geri